بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Risale‑i Nur’un kerâmetlerindendir ki; Üstadımız Hazretleri: “Ey mülhidler ve ey zındıklar! Risale-i Nur’a ilişmeyiniz! Risale-i Nur, âfâtın def'ine sadaka gibi vesile olmasından, ona karşı olan hücum ve onun ta'tîli, âfâta karşı olan müdafaasını zaîfleştirir. Eğer ilişirseniz, yakından bekleyen belâlar sel gibi üstünüze yağacaktır.” diye, on senedir kerrâtla söylüyordu.
Bu hususta şâhid olduğumuz felâketler pek çoktur. Dört seneden beri Risale‑i Nur’a ve şâkirdlerine her ne vakit ilişilmiş ise; bir felâket, bir musîbet takib etmiş ve Risale-i Nur’un ehemmiyetini ve âfâtın def'ine vesile olduğunu göstermiştir.
İşte Üstadımız Bediüzzaman’ın Risale‑i Nur ile haber verdiği yüzler hâdisât içinde felâketler, zelzele eliyle doğruluğunu imza ederek gelen dört felâket, Risale-i Nur’un bir vesile-i def'-i belâ olduğunu gösterdi.
Cenâb‑ı Hak, bize ve Risale-i Nur’a taarruz edenlerin kalblerine îmân ve başlarına hakikati görecek akıl ve göz ihsân etsin; bizi bu zindânlardan, onları da bu felâketlerden kurtarsın, âmîn!
Husrev